| tangible |
{'tændʒəbəl}
- [A] somut, el: elle tutulur, gerçek, hissedilir, maddi
|
|
| tangible |
s. 1. elle dokunulur/tutulur. 2. somut. |
|
| tangible |
s. dokunulur, tutulur; anlaşılır, akla yakın, kavranabilir; gerçek; maddi; duyulur, hissedilir. tangible assets maddi kıymetler. tangiblos
i. mal, mülk, servet. tangibility, tangibleness
i. tutulabilme. tangibly
z. gerçek olarak; dokunulur halde. |
|
| tangible |
tan.gi.ble
tän'cıbıl
Sıfat
* elle dokunulur/tutulur.
* somut. |
|
| tangible |
dokunulur, tutulur; anlaşılır, akla yakın, kavrana |
|
|