| timing |
{'taımıŋ}
- [N] zamanlama, zamanında davranma, saat tutma, süre tutma
|
|
| timing |
i. 1. zamanlama, {bir şeyi} en uygun zamanda yapma. 2. zamanlama, ayarlama, rastlatma. 3. {motorda} avans ayarı. 4. zamanını ölçme. 5. hızını ölçme. |
|
| timing |
i. ayarlama. timing gears motorun içinde valf ayarını temin eden iki dişli. |
|
| timing |
tim.ing
tay'mîng
İsim
* zamanlama, {bir şeyi} en uygun zamanda yapma.
That player's got a good sense of timing.
O oyuncu iyi zamanlama yapıyor.
* zamanlama, ayarlama, rastlatma.
* {motorda} avans ayarı.
* zamanını ölçme.
* hızını ölçme. |
|
| timing |
ayarlama. timing gears motorun içinde valf ayarını |
|
|