İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| trap |
{træp}
- [N] tuzak, kapan, dolap, ayırıcı, fırlatıcı, hafif araba, iki kişilik araba, ağız, gaga, volkanik siyah taş, kum engeli {golf}
- [V] kapak takmak {gaz kaçırmasın diye}, tuzağa düşürmek, kapana kıstırmak, yakalamak, tuzak kurmak, oyuna getirmek, kapan kurmak
|
|
| trap |
i. 1. tuzak, kapan, kapanca. 2. hile, desise, dolap, tuzak. 3. argo ağız, gaga.
f. {
__ped,
__ping} 1. tuzağa düşürmek. 2. kapan ile tutmak/yakalamak. 3. engel olmak, set çekmek. |
|
| trap |
f. {
__ped,
__ping} 1. süslemek, bezemek. 2. {ata} süslü koşum takımı geçirmek; {ata} süslü çul örtmek. |
|
| trap |
i. bir çeşit volkanik kara taş. trappean
s. volkanik kara taş benzeri. |
|
| trap |
f. {-ped, -ping}
i. süslemek, atlara süslü takım koymak;
i. çoğ., k.dili eşya, pıl pırtı. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| booby trap |
{'bu:bı,træp}
|
|
| booby-trap |
{'bu:bı,træp}
- [V] bubi tuzağı kurmak, kapının üzerine tuzak kurmak
|
|
| | |