İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| treasure |
{'treʒər}
- [N] hazine, define, servet, değerli insan
- [V] değer vermek, değerini bilmek, toplamak
|
|
| treasure |
i. 1. hazine. 2. define. 3. değerli şey.
f. çok değerli saymak, üzerine titremek. |
|
| treasure |
i.
f. hazine, para hazinesi; biriktirilmiş şey; değerli şey;
f. hazine yığmak, para biriktirmek; çok kıymetli tutmak. treasure city hazinenin bulunduğu şehir; erzak depoları ve mağazalar şehri. treasure house hazine dairesi. treasure hunt saklanmış bir şeyi bulma oyunu. treasure up aklında tutmak. |
|
| treasure |
treas.ure
trej'ır
İsim
* hazine.
* define.
* değerli şey.
Fiil
* çok değerli saymak, üzerine titremek. |
|
| treasure |
hazine, para hazinesi; biriktirilmiş şey; değerli |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| treasure house |
{'treʒər,haʋs}
- [N] hazine dairesi, hazine, zengin kaynak
|
|
| treasure trove |
{'treʒər,trəʋv}
- [N] define, zengin kaynak, sahibi bilinmeyen define
|
|
| treasure up |
- [V] toplamak, biriktirmek
|
|
| my treasure |
1. benim. |
|
| treasure hunt |
saklanmış bir şeyi bulma oyunu. |
|
| treasure trove |
sahipsiz hazine/define. |
|
| treasure up |
biriktirmek. |
|
| treasure hunt |
* saklanmış bir şeyi bulma oyunu. |
|
| treasure trove |
* sahipsiz hazine veya define. |
|
| treasure chest |
hazine sandığı |
|
| treasure house |
hazine evi |
|
| treasure ship |
veznedarlık |
|
| treasure state |
hazine durumu |
|
| treasure house |
hazine dairesi, hazine, zengin kaynak |
i. |
| treasure trove |
define, zengin kaynak, sahibi bilinmeyen define |
|
| treasure up |
toplamak, biriktirmek |
|
|
|