İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| trigger |
{'trıgər}
- [N] tetik, deklanşör
- [V] başlatmak, neden olmak
|
|
| trigger |
i.
f. tüfek tetiği; mak. zembereği serbest bırakmaya mahsus cihaz; dürtü;
f. başlatmak. trigger man A.B.D., {argo} cinayet işlemeyi üzerine alan gangster. quick on the trigger eli tetikte; hazırcevap, kafası çabuk işler. |
|
| trigger |
i. 1. tetik. 2. foto. deklanşör.
f. 1. başlatmak; -e neden olmak, -e yol açmak. 2. infilak ettirmek, patlatmak. 3. tetiği çekip {silahı} ateşlemek. |
|
| trigger |
tetiklemek |
|
| trigger |
trig.ger
trîg'ır
İsim
* tetik.
photography
* deklanşör.
Fiil
* başlatmak; -e neden olmak, -e yol açmak.
* infilak ettirmek, patlatmak.
* tetiği çekip {silahı} ateşlemek. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
|
|