Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
woman Dinle! {'wʋmən}
  • [A] kadın
  • [N] kadın, bayan, karı
woman çoğ. wom.en {wîm´în}

i. kadın.
woman i. {çoğ. women} kadın; kadın cinsi; kadınlık; metres; k.dili eş, karı. the little woman A.B.D., k. dili kadın, karı, eş. woman hater kadın düşmanı. woman suffrage kadınların oy kullanma hakkı.
woman wom.an wûm'ın İsim C)women * kadın.
woman {çoğ.} women} kadın; kadın cinsi; kadınlık; metres

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
big (woman) {bıg}
  • [A] at gibi
fancy woman
  • [N] metres, fahişe, orospu
made-up (woman) {,meıd'ʌp}
  • [A] boyalı
married woman
  • [N] evli kadın
painted woman
  • [N] fahişe, orospu
colloq.
peasant woman
  • [N] köylü kadın
scarlet woman
  • [N] fahişe, kötü kadın, orospu
colloq.
untidy woman
  • [N] pasaklı kadın
wise woman
  • [N] büyücü kadın {iyi}, ebe, falcı kadın
a bad woman
  • [N] kötü kadın
born of woman
  • [N] insan
kept woman
  • [N] metres, kapatma
old woman
  • [N] karı, kocakarı, eş, ihtiyar, acuze, anne
the woman
  • [N] kadınlık duygusu
woman's reason
  • [N] kadın mantığı, kadın aklı
anchor woman TV {kadın} sunucu.
be tied to a woman´s apron strings k. dili bir kadının tahakkümü altında olmak.
cleaning woman temizlikçi kadın.
fallen woman düşmüş kadın, fahişe.
get a woman into trouble k. dili bir kadını hamile bırakmak.