Sonuçlar

Türkçe » İngilizce Yukarı
yarın
  • [ADV] tomorrow
  • [N] manana, morn, morrow
yarın tomorrow.

yarın öbür gün soon, in a few days´ time.
yarin
1. your lover, your sweetheart
2. {yarın} tomorrow
yarın * tomorrow.
yarın tomorrow

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
Lütfen yarın tekrar arayın.
  • [PHR] call: Please call again tomorrow
arkası yarın
  • [N] cliffhanger
Yarın ayrılıyorum.
  • [PHR] leave: I am leaving tomorrow.
Yarın boş musunuz?
  • [PHR] free: Will you be free tomorrow?
Yarın bulutlu bir gün olacak.
  • [PHR] cloudy: It will be cloudy tomorrow.
Yarın görüşmek üzere.
  • [PHR] see: See you tomorrow.
Yarın günlerden ne?
  • [PHR] tomorrow: What day is tomorrow?
Yarın güneşli bir gün olacak.
  • [PHR] sunny: It will be sunny tomorrow.
Yarın sabah saat 8'e randevu almak istiyorum.
  • [PHR] appointment: I'd like an appointment for 8 a.m. tomorrow.
Yarın rüzgârlı bir gün olacak.
  • [PHR] windy: It will be windy tomorrow.
Yarın sabah için kahvaltı siparişi vermek istiyorum.
  • [PHR] order: I'd like to order breakfast for tomorrow.
Yarın yağmurlu bir gün olacak.
  • [PHR] rainy: It will be rainy tomorrow.
Yarın alabilirsiniz.
  • [PHR] tomorrow: You can pick it up tomorrow.
Yarın almam gerekiyor.
  • [PHR] tomorrow: I need them tomorrow.
yarın sabah
  • [ADV] tomorrow morning
bugün yarın * at any time, soon.
ha bugün, ha yarın * at any time, any day.
yarın öbür gün * soon, in a few days' time.
arkası yarın cliffhanger
arkası yarın cliffhanger n.