ingilizce sözlük
İngilizce - Türkçe Sözlük
www.ingilizce-sozluk.net
Online İngilizce - Türkçe Sözlük, İngilizce Sözlük, İngilizce Çeviri
Menü
Türkçe
İngilizce
Anasayfa
Son Aranan Kelimeler
En Çok Aranan Kelimeler
Araçlar
İletişim
Sonuçlar
Türkçe » İngilizce
Yukarı
yarın
[ADV]
tomorrow
[N]
manana, morn, morrow
yarın
tomorrow.
yarın
öbür gün soon, in a few days´ time.
yarin
1.
your lover, your sweetheart
2.
{yarın} tomorrow
yarın
* tomorrow.
yarın
tomorrow
Türkçe » İngilizce
İlişkili Sonuçlar
Yukarı
Lütfen yarın tekrar arayın.
[PHR]
call: Please call again tomorrow
arkası yarın
[N]
cliffhanger
Yarın ayrılıyorum.
[PHR]
leave: I am leaving tomorrow.
Yarın boş musunuz?
[PHR]
free: Will you be free tomorrow?
Yarın bulutlu bir gün olacak.
[PHR]
cloudy: It will be cloudy tomorrow.
Yarın görüşmek üzere.
[PHR]
see: See you tomorrow.
Yarın günlerden ne?
[PHR]
tomorrow: What day is tomorrow?
Yarın güneşli bir gün olacak.
[PHR]
sunny: It will be sunny tomorrow.
Yarın sabah saat 8'e randevu almak istiyorum.
[PHR]
appointment: I'd like an appointment for 8 a.m. tomorrow.
Yarın rüzgârlı bir gün olacak.
[PHR]
windy: It will be windy tomorrow.
Yarın sabah için kahvaltı siparişi vermek istiyorum.
[PHR]
order: I'd like to order breakfast for tomorrow.
Yarın yağmurlu bir gün olacak.
[PHR]
rainy: It will be rainy tomorrow.
Yarın alabilirsiniz.
[PHR]
tomorrow: You can pick it up tomorrow.
Yarın almam gerekiyor.
[PHR]
tomorrow: I need them tomorrow.
yarın sabah
[ADV]
tomorrow morning
bugün yarın
* at any time, soon.
ha bugün, ha yarın
* at any time, any day.
yarın öbür gün
* soon, in a few days' time.
arkası yarın
cliffhanger
arkası yarın
cliffhanger
n.