İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| yeah |
z. k. dili evet. |
|
| yeah |
z. k.dili. evet. |
|
| yeah |
yeah
ye'ı
Zarf, colloquial
* evet. |
|
| yeah |
{k. dili} evet. |
|
| yeah |
evet |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| yeah! |
{jeə}
|
|
| oh yeah! |
|
|
| Oh yeah? |
1. Bir sözün küçümsendiğini belirtir: I´m going to beat you. Oh yeah? Sana pes dedirteceğim. Yap da görelim! 2. Söylenen şeyin doğruluğundan şüphe edildiğini belirtir: She was at the concert. Oh yeah? O konserdeydi. Öyle mi?/Sahi mi? |
|
| Oh yeah? |
* (Bir sözün küçümsendiğini belirtir:)
"I'm going to beat you." "Oh yeah?"
"Sana pes dedirteceğim." "Yap da görelim!"
* (Söylenen şeyin doğruluğundan şüphe edildiğini belirtir:)
"She was at the concert." "Oh yeah?"
"O konserdeydi." "Öyle mi?"/"Sahi mi?" |
|
| oh yeah |
öyle mi |
ünl. |
|
|