İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
ship |
{ʃıp}
- [N] gemi, tekne, uzay gemisi
- [V] gemiye bindirmek, gemi ile yollamak, göndermek, nakletmek, kürekleri içeri almak, yerine takmak, tayfa olarak almak, gemiye binmek, tayfa olmak, su almak {gemi}
|
|
ship |
i. gemi; vapur.
f. {
__ped,
__ping} 1. {bir şeyi} {bir nakliyat aracıyla} göndermek, yollamak: Haven´t you shipped that order yet? O siparişi daha göndermedin mi? 2. {bir şeyi} gemiyle yollamak. 3. {kürekleri} fora edip teknenin içine koymak. |
|
ship |
{i.}, {f.} {ped, ping} gemi, vapur; {den.} üç direkli ve her direkte seren ile yan yelkenleri olan gemi; uçak; {f.} gemiye yüklemek; göndermek, nakletmek; gemi hizmetine almak; kürek veya dümeni yerine takmak; gemi hizmetine yazılmak; gemiye binmek. ship a sea dalga yemek {gemi}. ship broker gemi simsarı; deniz sigortası acentesi. ship chandler gemi levazımı satan kimse. ships papers gemi vesikaları. on board ship gemide. take ship gemiye binmek. |
|
ship |
sonek lik: friendship. |
|
ship |
ship
şîp
İsim
* gemi; vapur.
Fiil (D) shipped, shipping
* {bir şeyi} {bir nakliyat aracıyla} göndermek, yollamak.
* {bir şeyi} gemiyle yollamak.
* {kürekleri} fora edip teknenin içine koymak. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
|
Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
|
|